Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |
center>

online sihirbazlık

süper bir zihin okuma oyunu       http://www.dorukmolo.net/webprojeleri/v1/index.swf

ZİYARETÇİ DEFTERİ

Bu bölümde sitemizle ilgili görüşlerinizi ekleyebilirsiniz.Masum not :yorum yap butonundan siteyle ilgili genel görüşlerinizi buraya yazabilirsiniz.

SİHİRBAZ OLMAK


SİHİRBAZ OLMAK

Profesyonel, yarı profesyonel ve amatör olarak çalışan bir çok illüzyonist sırlarının açığa çıkmasını istemez. Halbuki, sihirbazlık sanatını büyüleyici yapan sırlar değil, illüzyonların sahneye konuş ve sunuş şeklidir.

Yaptığınız en ufak bir gösteride bile kendinizden bir şeyler katmayı ihmal etmeyin. İllüzyonist bir numarayı satın alıp, onu bir papağan misali -ilk öğrendiği gibi- tekrarlarsa bu herkese yapmacık gelir. Ancak kendi kişiliğini işin içine kattığı zaman başarılı olabilir. İyi bir illüzyonist olmak istiyorsanız kendi kelimelerinizi kullanın, kişiliğinizi yansıtın. Sihri sihir yapan sırlar değil, gösterinin çabayla oluşturulmuş güzelliğidir.

Yüzlerce sihirbazlık malzemesine ve numaraya sahip olabilirsiniz. Ama onları iyi kullanamıyorsanız bu iş size göre değil demektir. Sihre meraklı kişilerin çok sabırlı ve sakin olmaları gerekmektedir. Kendinizi hiçbir zaman her şeye hazır durumda görmeyin. Öğrenmenin sonu yoktur. İyi bir sihir göstericisi olmak istiyorsanız her fırsatı değerlendirin. Her öğrendiğiniz oyunu hiç sıkılmadan günlerce kendi kendinize çalışın. Her seferinde daha iyi yaptığınızı göreceksiniz.

Edindiğim tecrübeler ışığında, sihirbazlık sanatına yeni başlamış veya başlayacak olan kişilere bazı önerilerim olacak:

1 – Sihrin ve illüzyonların dünyasını yakından tanımak için ilk adımınızı, kendinizden emin ve kararlı olarak atın. Yeni bir işe başlarken atılan emin adımlar o işin yarısını başarmış olmak demektir. Kendinize güvenin..

2 – Aç gözlü olmayın. Yüzlerce numarayı bir anda satın almayın. Adım adım ilerleyin. Her ay 1-2 oyun alın ve sabırla çalışarak onları öğrenin. Oyunları en iyi şekilde sergilemek için -bir ayna önünde- çok pratik yapın.

3 – Satın aldığınız oyunların mutlaka bir gizi (hilesi) vardır. Bunu hiç kimseye açıklamayın, çünkü oyunu satın almak için yaptığınız harcama, sunmak için yaptığınız çalışma, seyirci önündeki performansınız ve oyunun gizi bir bütündür. Gizini açıklamakla tüm bu emeklerinizi boşa harcamış olursunuz.

4 – Öğrendiğiniz ilk numarayı pratik yapmadan hiç kimseye sunmayın. Çünkü insanları kandırmak o kadar da kolay değildir.. İlk denemeniz hüsranla bitmesin.

5 – Seyircilerinize yapacağınız oyunlar hakkında önceden hiçbir açıklama yapmayın. "Bakın şimdi bu mendili avucumda yok edeceğim" derseniz herkes dikkatle avucunuza bakar, işiniz zorlaşır, oyunun sürpriz etkisi yok olur.

6 – Sihir, insanlarla iletişim kurmak için çok özel bir yoldur. Bundan yararlanın. Kendinize olan güveniniz arttıkça ve çevreniz genişledikçe bu işi daha çok seveceksiniz.

7 – Hep aynı tip oyunlar satın almayın. Kart oyunları, para oyunları, toplar ile yapılan oyunlar, ip oyunları başlıca çeşitlerdir. İlerledikçe diğer büyük numaralara geçebilirsiniz.

8 – Başkalarına saygılı olun. Sizinle aynı oyunları bilen arkadaşlarınız olabilir. İnsanların “ben bu numarayı biliyorum “ demesi o sırada gösterisini sunan kişiye saygısızlıktır. BİLİYORSANIZ SUSMASINI DA ÖĞRENİN ! Belki de, aynı oyunu sizden çok daha iyi sergileyen bir arkadaşınızdır: Bu durumda, değişik bir sunuş öğrenmek için gözlerinizi dört açın!

9 – Hiç kimseyi küçük görmeyin ve kıskanmayın. Sizden daha iyi bir illüzyonistin her zaman var olabileceğini unutmayın.

10 – Dürüstlük ilk prensibiniz olsun.

Kendini çok büyük sanan sihirbazların bile bazen bu hataları yaparak ne kadar zor durumlara girdiklerini hatırlayın.

Size, illüzyon konusunda her türlü yardıma her zaman hazırız. Bu siteyi hazırlamış olmakla bu konuda önemli somut adımlar atmış olduk.

İyi Sihirler

ERDEM BULUNGİRAY BU YAZI TAMAMEN SN.ERDEM BULUNGİRAYIN WEB SİTESİNDEN ALINTIDIR

sihirbazlık tarihi

TARİHİ   Çok eski devirlerden kalma bazı yazıtlarda sihirbazlık gösterilerinin anlatımlarına rastlanmaktadır; Ms. Westcar tarafından bulunmuş olan papirüste milattan yaklaşık 2800-2400 sene önce yaşamış olan Mısırlı büyücülerin marifetleri anlatılır. Milattan 1500 yıl önce, Hz. Musa'nın mucizelerine karşı koyabilmek için Firavunun büyücülerinin yanılsama sanatının tekniklerini kullandıklarını da bilmekteyiz. Elbette sihirbazlık gösterileri sadece, efendilerinin itibarını Peygamber karşısında korumaya çalışan bir takım büyücülerin tekelinde değildi. Antik Yunan ve Roma'da gezgin sihirbazların yaptıkları "hokka oyunu" gösterisini Alciphron M. S. 200 yılındaki bir mektubunda anlatır. XVIII. yüzyıla kadar olan belge azlığı aradaki yüzyıllarda sihirbazlık sanatının icrası hakkında bilgi edinmemizi zorlaştırmaktadır. Şüphesiz, sihirbazların pek çok defa büyücü sanılarak cezalandırılmış olmaları onları uzun süre, sanatlarının icrası ve tanıtımında gölgede kalmaya itmiştir: Hieronymus Bosch'un ünlü tablosu bize "hokka oyunu"nun Ortaçağ ve hemen sonrasındaki sunumu hakkında bilgi verir. 1584 yılında önce Fransa'da J. PREVOST tarafından dünyanın ilk sihirbazlık kitabı "La Premiere Partie des Subtiles et Plaisantes Inventions" yayımlanır, hemen ardından aynı yıl İngiltere'de R. SCOT ünlü "The Discovery of Withchcraft" adlı eserini yayımlar, bu sayede sihirbazlık sanatı geniş kitlelere ulaşmaya başlar.   Osmanlı İmparatorluğu döneminde, eski Türk seyirlik oyunlarının belki de en ilginci olan ve şenliklerdeki gösterilerde önemli bir yer tutan Hokkabazlık sanatı, bir yandan Usta ve Yamağı arasındaki söyleşmeleriyle bir çeşit Ortaoyunu olarak sunulurken, öte yandan da elçabukluğu yönü ile bir hüner gösterimi olarak kabul görmekteydi.   Modern çağda ise ilk isim 1735-1795 yıllarında yaşamış olan Amerikalı Jacob PHILADELPHIA'dır. 1750-1796 yıllarında yaşamış olan İtalyan Joseph PINETTI, İtalyan Bartolomeo BOSCO (1793-1863),Viyanalı Leopold DOEBLER (1801-1860), Polonyalı BELLACHINI (1828-1885) modern çağda sihirbazlık sanatının ilk ünlü isimleridir.   7 Aralık 1805 yılında Fransa'nın Blois şehrinde doğmuş olan Jean-Eugene ROBERT-HOUDIN çağdaş sihirbazlığın babası olarak bilinir. ROBERT-HOUDIN'e bu ünvanı, gösterisini sunarken -alışılmışın aksine- o zamanın resmi davet kıyafetini giymesi, sahnede zarif ev mobilyaları kullanması, o güne kadar sihirbazlar tarafından kullanılmış olan garip giysi ve araçlardan uzak durması, asistanı ile kavuklu-pişekar tarzı dalaşmalar yapmaması, seyircilere saygılı davranması ve gösterisini bilimsel-sanatsal çerçevede sunması kazandırmıştı.   Aynı dönemin bir başka büyük ismi ise Buatier De KOLTA (1847-1903) adındaki bir Fransız sihirbazdır; kendisi illüzyon sanatına çok değerli sahne araçları kazandırmıştır. O yıllarda Avusturya'da -iskambil sihirbazlığı oyunları günümüzde de sunulan- Johann Nepomuk HOFZINSER (1806-1874), İngiltere'de büyük sahne ustası ve illüzyon oyunları mucidi David DEVANT (1868-1936), Hollanda'da BAMBERG ailesi, Almanya'da "black-magic" tarzında gösteriler sunan BEN-ALI-BEY (1839-1928), Alman HERRMANN ailesi Amerika'da ise CHUNG LING SOO (1861-1918), The Great LAFAYETTE (1873-1911) ve HOUDINI (1874-1926) ünlenirler.   Amerikalı bu üç ünlü sihirbaz, kimliklerini gizleyişleri ve sanatlarının yaşamlarını sonlandırması ile benzeşirler: William E. Robinson Çinli kılığına girip CHUNG LING SOO adıyla ün kazanır, Londra'da, 23 Mart 1918 tarihinde sahnede, kendisine doğrultulmuş bir tüfekten çıkan mermiyi yakalama gösterisi sırasında göğsünden isabet alarak yaşamını yitirir.   24 Şubat 1873'de Almanya'da Wiesbaden'de doğan Siegmund Neuberger, The Great LAFAYETTE adını kullanarak ünlü olur, 9 Mayıs 1911 tarihinde Edimbourg'daki bir gösteri sırasında çıkan yangında, gösterilerde kullandığı ve çok sevdiği atını kurtarmaya çalışırken yaşamını yitirir. Budapeşte doğumlu Erik WEISZ ise, göçmen olduğunu saklayıp doğum yerinin Wisconsin olduğunu iddia eder, Robert-Houdin'den esinlenerek kullandığı HOUDINI sahne adı ve "kaçış" gösterilerindeki başarısı ile ün kazanır, Detroit şehrinde, gösteri yaptığı tiyatronun kulisinde sohbet ettiği hayranlarından bir tanesinin karın kaslarının sağlamlığını ölçmek için attığı yumrukların ertesi gününde oluşan yaygın peritonit sonucu, 31 Ekim 1926 tarihinde hayata gözlerini yumar.   Amerikalı Harry KELLAR (1849-1922), İtalyan BENEVOL (1865-1939), Amerikalı Howard THURSTON (1869-1936), Polonya asıllı Amerikalı Horace GOLDIN (1873-1939), Polonya asıllı Amerikalı Max MALINI (1875-1942), İngiliz P. T. SELBIT (1879-1939), Hollandalı DANTE (1883-1955), Türk Zati SUNGUR (1898-1984), Rus KIO ailesi, Alman KALANAG (1903-1963), Hintli SORCAR (1913-1971), Amerikalı Lee GRABEL (1919-.......), Hollandalı Fred KAPS (1926-1980), Amerikalı Doug HENNING (1947-2000) XX. Yüzyılın diğer üstün yetenekli ve uluslararası ün yapmış sihirbazlarıdır.   Günümüzün en büyük sihirbazı olarak ise, sanıldığı gibi "ünlü" David COPPERFIELD (1956- ) değil, bir başka Amerikalı, Lance BURTON (1960- ) kabul edilmektedir..   Sihirbazlık dünyası içinde büyük ün kazanmış olan, yaptıkları gösteriler ile diğer sihirbazları da hayretler içinde bırakan bir grup daha bulunmaktadır. Bu sihirbazlar, ingilizce "close-up" diye adlandırılan, bizim "yakın sihirbazlık" ya da "masa oyunları" adını verdiğimiz sihirbazlık türünün temsilcileridir ve özellikle iskambil sihirbazlığında büyük ustalık gösterirler: Bu alanda XX. Yüzyılın tartışmasız en büyük ismi Dai VERNON'dur. Dai VERNON (David Frederick Wingfield Verner), 11 Haziran 1894 tarihinde Kanada'da doğmuştur. Ustalığı ve buluşları ona "The Professor" (Profesör) ve "Houdini'yi Şaşırtmış Olan Adam"lakaplarını kazandırmıştır. Bu ikinci lakabı, bir sihirbazlık oyununu en çok üç kez izlemeyle çözeceğini iddia eden Houdini'ye ünlü "The Ambitious Card" oyununu tam sekiz kez göstermesi ve Houdini'nin oyunu çözememesine borçludur. 1963 yılından itibaren Larsen Ailesi Hollywood'daki The Magic Castle'ın bir bölümünü onun ikametine tahsis etmiştir. Centilmenliği ile de tanınan ve çok sevilen Dai VERNON 1992 yılında Hollywood'da hayata gözlerini yumdu.

Erdem Öğretiyor

Merhaba ben Erdem Yenliç Yarı amatör yarı proffesyonel olarak illüzyon yaşamıma devam ediyorum,bir yandanda eğitimimi sürdürüyorum bu bölüme düzenli değişen illüzyon oyunları koydum,sitemizi sık sık ziyret etmeyi unutmayınSoğukkanlı

Pantolon Cebim Delinmiş

Arkadaş meclislerinde yapılacak bu numaranın hilesindeki basitliği küçümsemeyin, çalışacaktır...

ETKİ: Bozuk para ödünç alınır ve üzerinin işaretlenmesi sağlanır. Delik pantolon cebiniz yüzünden sürekli para kaybettiğinizi söyleyerek işaretli parayı pantolon cebinize atarsınız. "Tüh... Delik bu cebimde değilmiş" diyerek diğer ayağınızı kaldırırsınız ve izleyicinize işaretli parayı uzatırsınız.

YÖNTEM: Fazladan bir bozuk paraya ihtiyacınız var. Bir çok kişi üzerinde bozuk para olabilir. Bozuk para isterken gizli paranıza eşdeğer olanı istemeyi unutmayın. Boş bir anda, bozukluğu gizlice sol ayağınız altına saklayın. Çorabınızı düzeltin örneğin.

Sonra, izleyicilerden birinden üzeri işaretlenmiş bozukluğu alın ve sağ pantolon cebinize atıyormuş gibi yapın, bozuk para sağ avucunuzda gizli kalsın. Sağ ayağınızı sanki bozuk paranın deliği bulup aşağıya düşmesini sağlamak istiyormuşsunuz gibi sallayın. Sonra "Tüh... Delik bu cebimde değilmiş" diyerek sol ayağınızı kaldırın. Eğilerek parayı alın ve avucunuzda işaretli para ile yer değiştirin. Bu kadar basit...



3- Seyahat Eden Küller

Arkadaşlarınızın çığlık atmasını istiyorsanız bu numarayı mutlaka öğrenin. Bu numaranın en zevkli yanı, oyun başlamadan önce gerçekleştirilen "kirli işler" dir. Tüm yapmanız gereken, oyunun sunuluşuna konsantre olmanızdır. Dahası sihir, izleyicinin avuçlarında gerçekleşir. İnsanı kendi ellerinde oluşan gizemli bir olay kadar şaşırtan bir başka şey yoktur. Yüzlerce kez uygulasanız da karşılaşacağınız reaksiyonun size sunacağı keyif azalmayacaktır.

ETKİ: İzleyicinin sol avuç içine bir tutam kül konur. Her iki avucunu kapaması ve el iç kısımlarının yere bakması sağlanır. Bir kaç sihirli el hareketlerinden sonra izleyicinin avuçlarını açması istenir. Küllerin bir avuçtan diğerine de bulaştığı görülür...

GEREÇLER: Kül dolu kül tablası..Sigara külleri "taze" olmalıdır. En fazla 1 saatlik. Taze küller deriye daha iyi yapışır.

YÖNTEM: En iyi hazırlık anı, oyuna başlamadan hemen önceki andır. En iyi mekan, kül tablasının bulunduğu bir masada ya da bir barda oturarak oyunu gerçekleştirmektir.

İlgisiz bir tavırla kül tablasını bir noktadan diğerine doğru hareket ettirin. Bunu yaparken orta parmağınızla küllere dokunarak bir parça külün orta parmak ucuna yapışmasını sağlayın.

Bunu başardıktan hemen sonra oyuna başlamayın, bir beş dakika kadar bekleyin. Parmağınızla hiç bir yere dokunmayın. Ayrıca elinizi sakın masa üzerine götürmeyin, kül parçacıkları masa üzerine dökülebilir ve oyunu berbat edebilir. Örneğin, bileğiniz masa kenarında eliniz boşluğa bakar durumda olsun. Ellerinizin ve parmaklarınızın gayet doğal görünmesine dikkat edin.

Hazır olduğunuzda oyunu yapacağınız kişiye "Ellerini böyle tut" derken, kollarınızı bel seviyesinde getirin. Avuçlarınız yere bakarken, rahat ve gevşek olsun. Parmaklarınız izleyiciniz doğrultusunda olacaktır. Bu noktada ellerin gevşek olması gerekir, aksi halde parmak uçlarınızdaki küllerin görülme tehlikesi vardır.

İzleyici hareketlerinizi takip edip uygularken ellerini tutun ve hemen izleyicinin sağ ve sol ellerini düzeltiyormuş gibi yapıp bir kaç santim yukarı kaldırın. Baş parmaklarınız izleyicinin elinin üstündeyken, diğer parmaklarınız yumuşak bir şekilde avuç içlerini bastırsın. Böylelikle sağ orta parmak uçlarındaki küller izleyicinin sol avucu içine geçecektir.

Sağ parmaklarınız ve sol parmaklarınız aynı anda avuç içlerine aynı anda dokunduğu için izleyici tarafından masum bir "ellerini düzelt" hareketi olarak algılanacaktır. Bu arada "öyle değil, böyle.." demeyi de unutmayın.

Oyunun bu kısmını yakın bir arkadaşınızla sürekli olarak deneyin. "Ellerini böyle tut" ile başlayıp, "öyle değil, böyle.." hareketi beş saniye içinde gerçekleştirilmelidir.

Hayret verici bir şekilde hile tamamlanmıştır. Geri kalanı rol kesme ve sunuş kalitesine kalmıştır. İzleyici hilenin başladığından habersizdir. (Haksızlık değil mi?).

İzleyiciye "Şimdi ellerini sıkmadan yumruk haline getir" derken, her iki elinizi yavaşça kapayın. Yumruğun sıkı olmaması gerekir aksi halde izleyicinin avucundaki külleri parmaklarına sıvanacaktır. Parmakların avuç içine değmemesine dikkat edin. İzleyici sizin hareketlerinizi taklit ettiğinden dikkatinizi ellerinize yoğunlaştırın o da ellerinize konsantre olsun.

İzleyici sizi taklit ettikten sonra sağ orta parmağınızla kül tablasından bir parça kül alın ve sorun "seç bakalım sağ mı sol mu?".

Yanıt "sağ" olursa "Tamam, o halde sağ elini çevir ve avucunu aç" deyin.

Yanıt "sol" olursa "Tamam, o halde sol elini kapalı tutarak sağ elini çevir ve avucunu aç" deyin.

Gördüğünüz gibi masum izleyicinin hiç bir şansı yok. Mutlaka sağ avucunu açması sağlanacak.

Sağ avuca biraz önce aldığınız külleri sürün. Bir mendil alın ve ellerinizi silin. Böylelikle izleyici ellerinizin temiz olduğuna ikna olsun. Bu noktadan sonra oyunun sonuna kadar hiç bir şekilde izleyiciye dokunmayın.

"Avucunu kapa ve ters çevir" dedikten ve bir kaç sihirli hareket ve sihirli sözden sonra "sağ avucunu aç" deyin. Evet "sağ" avucunu. Burada "sihirbazın başı dertte" espirisini uygulayacağız. Avuç açıldığında küller görünecektir. Bu noktada biraz bozulmuş numarası yapabilirsiniz. Sihirli sözlerin eksik kaldığı bahanesiyle sağ avucu tekrar kapattırın, yeni sözleri söyledikten sonra önce sağ sonra sol avucun açılmasını söyleyin. İzleyici sol avucunda külleri gördüğünde çığlığı basacaktır.